9
SURE
Tevbe Suresi
⌄
⌄
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
23
24
De ki "Atalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, mensup olduğunuz topluluk, elde ettiğiniz mallar, durgunlaşmasından korktuğunuz ticaret ve beğendiğiniz evler eğer size Allah'tan, elçisinden ve onun yolunda mücadele (cihad) etmekten daha sevimli geliyorsa bekleyin, nasıl olsa Allah'ın emri[1] gelecektir. Allah, yoldan çıkan fasıklar topluluğunu yola getirmez."
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
Gökleri ve yeri yarattığı gün, Allah'ın Kitabında[1] olan şudur: Allah katında ayların sayısı on ikidir; bunlardan dördü haram aylardır[2]. İşte doğru hesap budur. Öyleyse siz bu aylarda kendinizi kötü duruma düşürmeyin. O müşrikler, nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekün savaşın. Bilin ki Allah, kendisinden çekinerek korunanlarla beraberdir.
37
Nesi[1] işi, kafirlik döneminde yapılan eklemeden başka bir şey değildir. Kafir olanlar, onunla şaşırtılmıştır. Onu (Hac ayı olan Zilhicce'yi) bir yıl helal, bir yıl haram kılarlar ki hem Allah'ın haram kıldığının sayısına uygun getirsinler hem de Allah'ın haram kıldığını helal kılsınlar. Kötü işleri onlara güzel gösterilmiştir. Allah, o kafirler topluluğunu yola getirmez.
38
39
40
Ona yardım etmezseniz etmeyin; Allah yardımını yapmaktadır. Hani bir gün, kafirler onu, arkadaşıyla birlikte Mekke'den çıkmak zorunda bırakmışlardı da mağarada arkadaşına şöyle demişti: "Üzülme; Allah bizimle beraberdir." Allah da onları rahatlatmış, görmediğiniz ordularla desteklemiş ve kafirlerin sözünü yere düşürmüştü. Zaten yüce olan söz, Allah'ın sözüdür. Üstün olan ve doğru kararlar veren Allah'tır.
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
Siz de öncekiler gibisiniz. Ama onlar sizden güçlüydüler. Malları ve evlatları daha çoktu. Kendi paylarından yararlanmaya baktılar. Öncekiler kendi paylarından nasıl yararlandılarsa sizde kendi payınızdan o şekilde yararlanmaya baktınız. Onların dalıp gittikleri gibi siz de dalıp gittiniz. Yaptıkları, dünyada da ahirette de boşa gitti. Umduğunu bulamayacaklar. Zarar edenler işte onlardır.
70
71
İnanıp güvenen (mümin) erkeklerle inanıp güvenen (mümin) kadınlardan her biri diğerinin yakın dostudur(velisidir). Marufa (Kur'an ölçülerine) uygun olanı ister, münkere[1] (Kur'an ölçülerine uymayana) engel olurlar. Namazı tam kılar, zekatı verirler. Allah'a ve Elçisine de boyun eğerler. Allah, işte bunlara ikramda bulunacaktır. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.
72
73
74
Söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar ama kendilerini kafir yapan o sözü[1] gerçekten söylediler ve Müslüman(Allah'a teslim) olmalarından sonra kafir oldular. Üstelik başaramayacakları bir işe giriştiler. O cezalandırma girişiminin sebebi, Allah'ın ve Elçisinin onları Allah'ın ikramıyla cömertçe zenginleştirmesinden başka birşey değildir. Dönerlerse (tevbe ederlerse) kendileri için iyi olur. Ama eğer yüz çevirmeye devam ederlerse Allah onları hem dünyada hem de Ahirette acıklı bir azaba uğratacaktır. Yeryüzünde onlar için artık ne bir dost ne de yardımcı bulunur.
75
77
78
79
80
81
83
Allah, seni onların bir kesimi ile karşılaştırır da seninle birlikte savaşa çıkmak için izin isterlerse de ki "Artık siz benimle hiçbir zaman savaşa çıkamayacaksınız ve benimle birlikte hiçbir düşmanla vuruşamayacaksınız. Baştan savaşa çıkmayıp oturmayı tercih eden sizdiniz. Öyleyse varın, muhaliflerle birlikte oturmaya devam edin."
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
Döndüğünüzde onlar size özür beyan edeceklerdir. De ki "Hiç özür beyan etmeyin; size asla inanmayacağız. Allah, sizin haberlerinizi bize bildirdi. Allah ve Elçisi sizin yaptıklarınızı görecektir. Sonra görünmeyeni de görüneni de bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız; ne işler yaptığınızı size o bildirecektir."
95
96
97
98
99
Çölde yaşayan Araplar arasında öylesi de vardır ki Allah'a ve Ahiret gününe inanıp güvenir, yaptığı harcamayı Allah'a yakın olmanın ve elçinin duasını almanın bir vesilesi sayar. Bilin ki bu, onlar için bir yakınlık sebebidir. Allah, onları ikramı ile kuşatacaktır. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
Allah, inanıp güvenenlerin kendilerini ve mallarını Cennete karşılık satın almıştır. Allah yolunda çarpışırlar; öldürürler ve ölürler. Bu Allah'ın Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da verdiği gerçek sözdür. Sözünü Allah'tan daha iyi tutan kimdir? Öyleyse yaptığınız bu satıştan dolayı sevinin. Bu, büyük bir kurtuluştur.
112
113
114
115
116
117
118
Savaştan geri bırakılan üç kişinin tevbesini de kabul etti. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, içleri iyice daralmıştı. Allah'tan kaçanın tek sığınağının yine Allah olduğunu da anlamışlardı. Tevbe etsinler diye Allah onların yüzüne baktı. Çünkü Allah tevbeleri kabul eder, ikramı da boldur.
119
120
Medine halkının ve çevrelerindeki çöl Araplarının Allah'ın elçisine kayıtsız kalmaya hakları yoktur. Kendilerini ona tercih de edemezler. Bunların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk ve bir açlık çekmeleri, kafirleri öfkelendirecek bir adım atmaları ve düşmandan bir kötülük görmeleri mutlaka lehlerine iyi bir iş olarak yazılacaktır. Çünkü Allah, güzel davrananların ödülünü eksiltmez.
121
122
123
124
126
127
128