72
SURE

Cin Suresi

Hasan Basri Çantay • Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
(Habibim) de ki: "Bana şu hakıykat (ler) vahy olunmuşdur: Cin den bir zümre (benim Kur'an okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: — Biz, hakıyki hayranlık veren bir Kur'an dinledik.
2
"ki o, Hakka ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı biz de ona iman etdik. Rabbimize (bundan sonra) hiçbir (şey') i asla ortak tutmayacağız".
3
"Hakıykat şudur ki: Rabbizimin büyüklüğü (her büyüklükden) yücedir. O, ne bir zevce, ne de bir evlad edinmemişdir".
4
"Hakıykat şudur ki: Bizim avanak (cahil) imiz Allaha karşı (meğer) pek aşırı yalanlar söylüyormuş".
5
"Gerçek biz de insan (olsun), cin (olsun) Allaha karşı (hiçbiri) asla yalan söylemez, sanmıştık."
6
"Filhakıyka şu da var: İnsanlardan ba'zı kimseler cinden ba'zı kişilere sığınırlar. Demek bu suretle onların azgınlıklarını (şımarıklıklarını) artırmışlar".
7
"Hakıykaten onlar da, sizin zannetdiğiniz gibi, Allahın hiçbir kimseyi kat'iyyen diriltemeyeceğini sanmışlar".
8
(Cin devamla:) "Biz ciddi bir suretde göğe erişmek istedik. Fakat onu sert bekçilerle ve (yakıcı) şihablarla doldurulmuş bulduk".
9
"Halbuki hakıykaten biz (bundan evvel haber) dinlemek için onun ba'zı kısımlarında oturacak yerler (bulub) oturuyorduk. Fakat şimdi kim dinleyecek olursa kendisini gözetib duran bir şihab (karşısında) bulunuyor".
10
"Doğrusu biz yerdeki kişilere şer mi murad ediliyor, yoksa Rableri onlar için bir hayır mı irade ediyor, bilmiyormuşuz".
11
"Hakıykaten biz, kimimiz salaha ermiş (iyi kişi) leriz, kimimiz ise bunlardan aşağıdır. Çeşid çeşid yollar (a saahib) olmuşuz".
12
"Şu hakıykatı da şübhesiz anladık ki: Yer (yüzün) de (bulunsak) da Allahı asla aaciz bırakamayız, (göğe) kaçmakla da Onu asla aaciz kılamayız".
13
"Doğrusu, biz o hidayeti (Kur'anı) dinleyince ona iman etdik. Kim de Rabbine iman ederse o, ne bir (ecrinin) eksileceğinden, ne de bir haksızlığa uğrayacağından korkmaz".
14
"Gerçek kimimiz müslümanlar, kimimiz ise zulmedenlerdir. Müslüman olan kişiler (yok mu?) işte onlar doğru yolu ara (yıb bul) muşlardır".
15
"Zulmedenlere gelince Onlar da cehenneme odun oldular".
16
(Bana) şu hakıykat da (vahyedildi:) Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.
17
Bu hususda onları imtihaana çekelim diye. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse (Rabbi) onu (üstüne çıkıb yükselecek ve mağlub edecek) çetin bir azaba sokar.
18
Hakıykatde mescidler Allahındır. Onun için Allah ile birlikde hiçbir (şey'e, hiçbir kimseye) tapmayın.
19
(Bana) şu hakıykat de (vahyedilmişdir:) Allahın kulu Ona ibadet için (namaza) kalkdığı zaman nerdeyse onlar, etrafında keçeler (gibi dertop) oluyorlardı.
20
De ki: (Habibim): "Ben ancak Rabbime düa ediyorum. Ona hiçbirini ortak koşmam".
21
De ki: "Hakıykat ben sizin için ne bir zarar (yapmak), ne de bir hayır (getirmek kudretine) malik değilim".
22
De ki: "Hakıykat ben (isyan edersem) beni Allah (ın azabın) dan kimse kat'iyyen kurtaramaz ve ben Ondan başka bir sığınak da, kaabil değil, bulamam".
23
"(Benim elimden gelen) ancak Allahdan olanı, Onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allaha ve peygamberine ısyan ederse şübhesiz onun için cehennem ateşi vardır, kendileri orada ebedi, daim kalıcılar olmak üzere.
24
Nihayet onlar tehdid edilmekde oldukları (azabı) gördükleri zaman kimin yardımcısı daha zaif, sayısı daha azmış bileceklerdir.
25
De ki (Habibim): "Tehdid edilegeldiğiniz (azab) ın yakın mı, yoksa Rabbimin ona uzun bir müddet mi' ta'yin etmiş olduğunu ben bilmem".
26
(O bütün) ğaybı bilendir. Öyle ki gaybına kimseyi muttali etmez O.
27
Meğer ki beğenib seçdiği bir peygamber ola. Çünkü O, bunun önünden, ardından gözetleyiciler dizer,
28
Taki (o peygamberler), Rablerinin gönderdiklerini (o gözetleyicilerin) hakkıyle (kendilerine) tebliğ etdiklerini (şuhüden) bilsin (ler). (Allah, peygamberin) nezdinde olub bitenleri (onların her haalini ilmiyle) kuşatmış, herşey'i (müfredatı vech ile), sayı (sı) ile saymış (tesbit etmiş) dir.