45
SURE

Casiye Suresi

Ahmed Hulusi • Türkçe Kur'an Çözümü
⌄
⌄
00:00 / 00:00
1
Ha, Miiim.
2
Bilginin tenzili (tafsile indirme), Aziyz, Hakiym Allah'tandır!
3
Semalarda ve arzda, iman edenler için işaretler vardır.
4
Sizin (insanlar - bilinçler) yaratılışınızda ve hayvanları (ırkları) türlendirmesinde, yakin sahibi topluluk için elbette işaretler vardır.
5
Gece ve gündüzün dönüşümünde, Allah'ın semadan yaşam gıdası (bilgi) inzal edip de onunla ölümü (şuursuz - kendini yalnızca beden sanan yaşamı) sonrasında arzı (şuurlu yaşamla bedeni) diriltmesinde, rüzgarları (sürekli esen fikirleri) yönlendirmesinde; aklını kullanabilen bir topluluk için işaretler vardır.
6
İşte bunlar Allah'ın işaretleridir. . . Onları sana Hak olarak bildiriyoruz. . . Allah'tan ve O'nun işaretlerinden sonra hangi söze iman ederler?
7
Her kendini aldatan esime (hakikatini inkar ederek, oluşmuş benliğin içgüdüleri ve dürtüleriyle yaşayana) yazıklar olsun!
8
Kendisine bildirilirken, Allah işaretlerini işitir; sonra sanki onları işitmemiş gibi (üstüne alınmadan) büyüklük taslayarak (şirk düşüncesinde) ısrar eder. . . Onu, içine düşeceği feci azabı ile müjdele!
9
İşaretlerimizden bir şey ulaştığında, onları alaya alır! İşte onlar içindir aşağılayıcı azap!
10
Peşlerinde de cehennem! Kazandıkları (servet ve makam türü) şeyler de, Allah dununda edindikleri veliler de kendilerinden hiçbir azabı savamaz! Onlar için aziym bir azap vardır.
11
İşte hakikat rehberi! Rablerinin, varlıklarındaki işaretlerini inkar edenlere gelince, onlar için en kötü türden feci bir azap vardır.
12
Allah ki, O'nun lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için, hükmü olarak (Sünnetullah'ı gereği) gemilerin (beyinlerin yaşamı) akıp gitmesi için, denizi (ilimleri) size (şuur) hizmetle işlevlendirdi!
13
Semalarda (beyindeki bilinç mertebelerinde) ve arzda (bedensel yaşamda) ne varsa, O'ndan tümünü, size (şuurunuza) hizmetle işlevlendirmiştir! Gerçektir ki, bu olayda tefekkür eden topluluk için elbette (önemli) işaretler vardır.
14
İman edenlere söyle, "Allah Günleri"ni (bildirilenlerin yaşanacağı süreç) ummayanları bağışlasınlar; ta ki (Allah) onları yaptıklarının getirisi ile cezalandırsın!
15
Kim imanın gereği bir eylem ortaya koyarsa kendi nefsi lehinedir! Kim de kötülük yaparsa, kendi aleyhinedir! Sonunda Rabbinize döndürülürsünüz!
16
Andolsun ki İsrailoğullarına Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini, Hikmeti ve Nübüvveti verdik, onları tertemiz yaşam gıdalarıyla besledik ve kendilerini (bunlardan yoksun) alemlere (insanlara) üstün tuttuk.
17
Onlara hükmümüzden apaçık deliller (Sünnetullah bilgileri) de verdik. . . (Onlar) kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık (benlik duygusu) yüzünden ayrılığa düştüler! Rabbin, ihtilafa düştükleri hususta kıyamet sürecinde aralarında hüküm verecektir.
18
Sonra biz seni, hükmümüzle oluşmuş şartlarla meydana getirdik! Ona uy, (Hakikati, Dini) bilmeyenlerin hevalarına (bedensellikten kaynaklanan heves ve düşüncelerine) tabi olma!
19
Muhakkak ki onlar (hakikat dışı düşünceler) Allah'tan (hakikatin olan Esma'sından) sana (bilincine) yarar sağlayacak bir şey oluşturmaz! Zalimler (nefslerine zulmedenler), birbirlerinin velileridir! Korunanların Veliyy'i ise Allah'tır!
20
Bu (Kur'an), insanlar için kavranası gerçekler; yakine ermiş kimseler için de hakikate erdirici ve rahmettir.
21
Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, iman edip imanın gereğini uygulayanlarla aynı kılacağımızı; hayatlarında ve mematlarında eşit (tutacağımızı) mi sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
22
Allah, semaları (bilinçleri) ve arzı (bedeni) Hak olarak (Esma'sıyla) yarattı; her kişi kazandığının sonucunu yaşasın diye; onlara haksızlık edilmez!
23
Hevasını tanrı edinen; (bu yüzden) Allah'ın onu bilgisi (kabulü) doğrultusunda saptırdığı, algılaması ve hakikati hissedişini kilitlediği, görüşüne perde koyduğu kimseyi gördün mü? Allah'ın bu uygulamasından sonra onu kim hakikate erdirebilir ki! Hala düşünüp değerlendirmez misiniz?
24
Dediler ki: "Yaşam dünya hayatından ibarettir! Ölüm, yaşam; hepsi buradadır! Bizi sadece zaman yok eder!" Bu konuda onların hiçbir delilleri yoktur! Onlar sadece zan içindeler!
25
Karşılarında işaretlerimiz apaçık bildirildiğinde: "Eğer sözünüzde sadıksanız hadi getirin atalarımızı" demekten başka söyleyecek sözleri yoktur.
26
De ki: "Allah sizi canlandırıyor! Sonra size ölümü yaşatacak! Sonra kendisinde kuşku olmayan kıyamet sürecinde sizi bir araya getirecek! Ne var ki insanların çoğunluğu (bu gerçekleri) anlayamıyor!"
27
Semaların ve arzın mülkü (Esma ile işaret edilen özellikleri açığa çıkarmak için, onları belli bir işlevle yoktan vareden) Allah içindir! O Saatin geldiği süreçte, (işte) o zaman hakikati geçersiz kılmaya uğraşanlar hüsrandadırlar!
28
Her inanç toplumunu diz üstü çökmüş görürsün! Her inanç toplumu, kendi bilgisine göre çağrılır. "Bu süreç, yaptıklarınızın karşılığını yaşama sürecidir!" (denilir).
29
İşte bilgimiz! Size Hak olarak dilleniyor. . . Biz yaptıklarınızı kaydediyorduk! (Hafızalıyorduk - varlıktaki evrensel hafıza - memory. )
30
İman edip imanın gereğini uygulayanlara gelince, Rableri onları Rahmetine dahil eder! İşte bu apaçık başarıdır!
31
Hakikat bilgisini inkar edenlere gelince, "İşaretlerim size bildirilmedi mi? (Ama siz) benliklerinizi yücelttiniz ve suçlular (şirk koşanlar) toplumu oldunuz!" (denilir).
32
"Allah vaadi haktır ve O Saat (hakikatin ortaya çıkacağı süreç) ki, onda şüphe yoktur" denildiğinde: "O Saat nedir, bilmiyoruz. . . Sadece bir zan olduğunu düşünüyoruz ve buna yakinimiz yok!" demiştiniz.
33
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlarda açığa çıktı ve alay ettikler şey kendilerini kapsadı!
34
Denilmiştir onlara: "Bu sürece kavuşmayı unuttuğunuz gibi; biz de bu süreçte sizi unuturuz! Barınağınız ateştir ve size yardım edecek de yoktur!"
35
"Bunun böyle oluşunun sebebi şudur: Allah işaretlerini ciddiye almadınız ve dünya zevkleri sizi aldattı!". . . Bugün ondan (ateşten) çıkarılmazlar ve onlardan özür de kabul edilmez!
36
Hamd; semaların Rabbi, arzın Rabbi, Rabb-ül alemin olan Allah'a aittir (Hamd eden O'dur)!
37
Kibriya (benlik); semalarda ve arzda O'na aittir! O, Aziyz'dir, Hakiym'dir.